Akvaryumda Dekorasyon , Temizlik

Gönderen: M.Ali Genel Yazılar Yorum yok »

 Akvaryumunuzu kurmadan önce aşağıdaki adımları uygulayın.

 Akvaryumun yeri : Akvaryumunuzu gün ışığı almayacak yere koymalısınız . Bulabildiğiniz en karanlık yer, en uygun yerdir. Neden mi?1) Işık en temiz suya sahip akvaryumda bile bol yosunlanmaya neden olur. 2) Işık canlıları ürkütür . Doğal ortamda su genellikle ya çok derindir yada bulanıktır ve daha az günışığı geçirir. Sürekli yaşadıkları ve alıştıkları tarzda bir ışık olmadığından strese neden olur.3) Direkt günışığı akvaryum içi malzemeler koyu renkli ise, suyun sıcaklığını hızlı bir şekilde yükseltir.Akvaryum , hareketliliğin en az olduğu yere kurulmalı . Kapı yanı veya koridor gibi insanların sürekli bulunduğu yerler canlıları sürekli streste tutar . Özellikle kapıdan çıkan biri , balığın görüş alanında aniden belirince ürkek bir canlının nasıl tepki göstereceğini tahmin edersiniz . Akvaryum ile ilgilenirken de yavaş yaklaşıp , ani hareketlerden kaçınmalısınız . Böylece hayvanlar size karşı kadar korku duymazlar ve size güvenirler.Akvaryumunuz herzaman  duvara 10cm aralıkla bulunsun . Şelale  tipi filtre kullanacaklar bu mesafeyi daha da uzun tutmalı . Bu hem duvara daha az su sıçramasını hem de daha sonra akvaryumun arkasına zor da olsa ulaşabilmeyi sağlar.Akvaryumun sehpasını sabit tutun. Özellikle  hareket etkenlerine karşı dayanıklı olduğundan emin olun. O ağırlığın altında tahta ve sunta sehpalar birkaç yılda şekil değiştirirler.

Akvaryumun iç dekorasyonu : Akvaryuma koyacağınız şeyler , akıntıyı engellememeli. Özel durumlar hariç , tankın hiçbir yerinde akıntısız alan olmamalı . Aksi halde tüm atıklar burada birikir ve buradakiler gaz değişiminden yoksun kalır.

Bazı canlı türlerinde belli çiftler veya grupların birbirini daha az görmesi uygun görülür . Özellikle Cichlidler ve Deniz canlılarında bu durum sözkonusu . Bunun için genelde serbest alan içinde taş , kütük v.s. ile bölümler kurulur. İşte bu bölümler arasında kalan alanlara ayrı ayrı akıntı yetiştirebilecek düzeyde bir filtre çıkışı veya ek akıntı pompaları düşünülmeli.

Boy sırasına göre dizilim özellikle bitkilerde çok önemlidir. Mesela Saz(Vallisneria spiralis) veya Elodea(Egeria dens) gibi hızlı uzayan bir bitki ön bölgeye ekilmemeli . Aksi halde yaklaşık2 ay içinde ön camı yeşil bir duvar kaplar. Cryptocoryne türleri gibi genelde kısa boylu bitkiler de arkalarda ekilmemeli . Yoksa önlerinde yükselecek bitkiler yüzünden hiç görülmezler. Bol ışık gerektiren bitkiler hızlı uzayan veya geniş yaprakları olanların yakınında ekilmemeli. Az ışık gerektirenlerde ise aksi yapılmalı yani diğerlerinin gölgesinde ekilmeli.

Taşlarda 2 özellik önemli:
1 ) Şekilleri akıntıya ve akvaryumdaki canlıların yaşam tarzına uygun olmalı. Bazı cichlidler için düz taşlar , bazıları için ise bol sayıda delik ve mağara yaratacak çıkıntılı olanlar şeçilmeli . Deniz akvaryumunda taşlar olabildiğince boşluk ve deliklerle dolu olmalı ve çok sayıda mağara yaratılmalı . Taşların rengi de önemli. Canlılar genelde koyu renkli desenleri tercih ederler.

2) Taşların kimyasal bileşiği çok çok önemli. Çok masum ve temiz görünen bir kayrak taşının çatlağında bol miktarda kükürt bileşiği birikmiş olabilir . Görünen çatlakları kontrol edin ve temizlemeye çalışın . Taşların sertliğini kontrol edin. Suya girince çatlayacak bir taşın içinden neyin çıkacağını bilemezsiniz . Tüm bu önlemlere rağmen taşlar, özellikle büyük olanlar akvaryuma konmadan önce suda uzun süre bekletilmeli. Mümkünse sıcak suyla yıkanmalı.

Kütükler konusunda iş daha kolay . Piyasada 2 tür kütük var. Biri koyu renkli ve bazen üzerinde çamur olan kütüktür . Genelde çamurun altında kızıl-kahve renkli ve sık bir ağaç deseni bulursunuz. Akvaryum için tercih edeceğiniz kütük budur . Bataklık ve çamurlu alanlarda yıllarca çürümüş yaşlı ağaç köklerinden çıkarılan parçalardır bunlar. Genelde tropikal sık ormanlardan çıkartılır . Testere ile bile kesilmeyecek kadar sert yapısı vardır. İşte bu yüzden bunca yıl çürümeye dayanabilir. Diğer kütük türü ise daha açık renkli, soyulmuş kuru ağaç dalı görünümünde olandır. Orijinal olana benzetmek için bunu da çamura gömebilirler veya çürüyen sıradan ağaç köklerinden alabilirler ama akvaryum için uygun değiller. Temiz olanları belki kısa süre için kullanılabilir ama uzun süre kalmamalı çünkü çürüyecektir.

Bahsedilenlerden başka akvaryum suyu ile temasta olan her materyeli iyi tanımalısınız . Suya herhangi birşey bırakıp bırakmadığını öğrenmeden kullanmamalısınız . Örneğin plastik malzemenin bile zararlısı vardır. Bazı adi plastik malzemeler suya zehirli bileşikler bırakabilir . Bağlantı malzemelerinizi temiz su tesisatında kullanılan ürünlerden seçin veya akvaryuma özel üretilen (genelde filtre üreten firmalar) ürünleri kullanın.

Artemia Larvaları, Artemia Salina

Gönderen: Kaptan Yemler Yorum yok »

Artemia Salina

Yavru üretiminde ve değerli akvaryum balıklarının beslenmesinde çok yayrarlı olan bir canlıdır. En önemli ise özelliği çok tuzlu sulardan (özellikle ülkemizde tuzlalardan) toplanan yumurtaları uzun bir  süre saklanabilir ve istenildiğinde bu yumurtalardan larva çıkarılarak yavru yada balık beslenmesinde kullanılabilir. Ülkemiz akvaryumcularından da temin imkanı vardır, paketler halinde yumurtaları satılmaktadır.

Zevkli Bir Uğraş , Akvaryum

Gönderen: M.Ali Genel Yazılar Yorum yok »

    Akvaryum çocuklarınıza hayvan sevgisi ve çevre bilinci aşılaması  açısından faydalı , sorumlu bir bakım bilincinin kazandırılmasıyla çocuklarda sorumluluk bilincinin oluşmasında ve çevreye karşı duyarlılığın erken yaşlarda gelişmesinde yardımcı olan bir uğraştır . Az bir suda bile nasıl hassas bir biyolojik dengenin kurulduğunu gören çocukların kafalarında , çevre kirlenmesi sonucunda nelerin kaybedilebileceği düşüncesi  açıklık kazanacaktır.
Sadece çocuklar için değil yetişkinler içinde önemli bir zevk ve dinlenme noktası olan akvaryum ve balık bakımı, bilgi ve sorumluluk gerektiren bir uğraştır . Balık bakımı sadece yemleme , su değişimi ve akvaryumu seyretmekten daha öte balıkları ve bitkileri türlerinin gereğince yaşatabilmek için bilgi ve tecrübede gerektirir. Eğer bu zevkli uğraşa başlamaya karar verdiyseniz öncelikle konuyla ilgili kaynaklar okuyarak beslemeyi düşündüğünüz balık türleri ve akvaryum içerisine dikmeyi düşündüğünüz bitkiler ile ilgili bilgilerinizi arttırmalısınız. Yeterli tecrübeyi edinene kadar akvaryumunuzda bakmak için mutlaka dayanıklı, kolay hastalanmayan ve özenli su ve ısı değerleri gerektirmeyen balık türleri ve bitki türlerini tercih etmelisiniz. Günümüzde hobiciler artık internet ve kitaplar sayesinde beslemeyi düşündüğü balık veya bitki türleri ile ilgili yazıları, gereksinim duydukları akvaryum ve su koşullarını  dayanıklılık derecelerini ayrıntılarıyla kolaylıkla bulabilmekteler…

Spirulina Yosunu, Spiriluna

Gönderen: Kaptan Yemler 3 Yorumlar »

Spirulina Yosunu

Spirulina, balık eti (% 15/20), soyafasülyesi (% 35), süttozu (% 35), yer fıstığı (% 25), taze yumurta (% 12) veya tahıllar (% 8-14) gibi doğal besinlerin çokdaha üzerinde, % 60/70 protein içeriğine sahiptir.Spirulinanın içerdiği besleyici elementler, vitaminler ve mineraller doğal olduklarından, sentetik yolla elde edilenlerden farklı olarak insan vücudunda birikime neden olmaz ve atılır .Spirulinanın sahip olduğu yüksek proteine ek olarak, %20 karbonhidrat, %5yağ, % 7 mineraller ve % 3-6 arasında su (nem) vardır.Bundan dolayı Spirulina, et veya süt ürünlerinden elde edilen proteinlerin tersine, düşük yağlı, düşük kalorili ve kolesterolsüz bir protein kaynağıdır.

Spirulinanın doğal ve zengin vitamin içeriği, insan besini olarak kullanılmasında diğer bir önemli nedenidir (Richmond, 2004).

Spirulinanın vejeteryanlar için önemi, vitamin B12 bakımından yüksek değerde olmasından kaynaklanmaktadır (US-RDA’nın tavsiye ettiği dozun % 533 ü). Spirulina vitamin B12 açısından dünyanın en zengin doğal kaynağıdır.

Spirulina, kuru ağırlığının yaklaşık % 1’ini oluşturan Gamma-linolenic asit bakımından zengin bir doğal kaynaktır. GLA, prostaglandin sentezi ve metabolizmasında gerekli olup PGE1, kan basıncının ayarlanması, kolesterol sentezi, yangı ve hücre üremesinin de içinde bulunduğu, vücut içindeki pek çok esansiyel görevlerde rol alır. GLA’nın, kalp rahatsızlığında ve kadınların regl dönemlerindeki stresi azaltıcı özelliği vardır.
Spirulina eşekotu yağından 3 kat daha fazla GLA içermektedir. GLA düşük kan kolestrolüne ve yüksek kan basıncının ayarlanmasına yardımcı olur .
Spirulina hücrelerinin sahip olduğu bu özellik, intestinal malabsorpsiyon şikayeti olan veya zor sindirilebilen kompleks proteinlerden kaçınması gereken yaşlı kişiler için önemlidir .
Vede yaraların iyileştirilmesinde rol oynar. Tedavide kremler, yumuşak preperatlar, solüsyonlar ve süspansiyonlar halinde farklı şekillerde uygulanabilir.

Spirulinada bulunan fikosiyaninin genel anlamda bağışıklık sistemini desteklediğini ve çeşitli hastalıklara karşı koruma sağladığı belirtilmiştir. Çin bilim adamları, fikosiyaninin beyaz kan hücrelerini ve toksik maddelerden ya da radyasyondan zarar gören kemik iliği hücrelerini düzenlediklerini savunmaktadırlar(Zhang, 1994).

Spirulina yüksek düzeylerde Beta-karoten, Demir ve Çinko içermekle birlikte Selenyum, Mangan, Bakır, Krom, vitamin C ve E içermektedir. Bu antioksidant mineraller ve vitaminlerin bağışıklık sistemini uyardıkları, özellikle kansere karşı korumada rol oynadıkları ve yaşlanmayı yavaşlattıkları belirlenmiştir.

Anti kanser koruyucusu olan beta karoten meyve ve sebzelerde oldukça zengindir. Yaklaşık 10 gram Spirulina’daki Beta-karotende, 6 tane pişmemiş havuçtaki kadar vitamin A vardır. Beta karoten göz bozukluğunun giderilmesine oldukça iyi gelmektedir .

Araştırmalardan alınan sonuçlara göre ; Spirulina , bağırsak fonksiyonlarını ve sindirim hızını arttırmaktadır. Spirulina, E.coli ve Candida gibi zararlıları durdurucu, Lactobacillus ve Bifidobacteria gibi yararlı mikropları harekete geçirmektedir .

Spirulina önemli miktarda vitamin E içermektedir. Vitamin E, bağışıklık sistemi için gereklidir ve kuvvetli bir antioksidantdır. Spirulina’daki Kalsiyum miktarı ile sütteki Kalsiyum miktarı birbirine eşdeğerdir. Kalsiyum kuvvetli diş, kemik gelişimi ve kallojen yapımına yardımcı olur. Ayrıca vitamin E, vücudun demir alımına, sinirlerin yatışmasına, kalp kasının büzülmesine, sinirlerin iletiminde ve kanın pıhtılaşma düzenlemelerinde önemli rol oynar. Spirulina pirinçten daha fazla Potasyum içerir. Potasyum, kasların gerilmesinde gerekli bir çok enzimin aktivitesini düzenler. Potasyum, sinir fonksiyonlarını düzenler, normal kan basıncının korunmasına yardımcı olur, hücrelere besleyici elementlerin taşınımı için gereklidir ve kasların dinlenmesine yardımcı olur .

Spirulina, ıspanaktan %5000 daha fazla Demir içerir.  Demir kırmızı kan hücrelerine oksijen taşıyan, bir protein olan hemoglobin sentezinde, vücut fonksiyonları ve bağışıklık sisteminin korunmasında görev almaktadır. Spirulina’nın yüksek demir ihtiva etmesi, anemi hastalığında önem taşımaktadır. (Takeuchi, 1978).

Yaşlı insanlar için enerji destekleyicidir. Japonya’da 50 yaşın üzerindeki insanların %73’ü Spirulina yemektedir. Spirulina iştah açıcı değildir. Vücudu uyuşturan ilaç içermez. Yemekten 1 saat önce alınan Spirulina tabletleri veya Spirulina suyu iştahın azalmasına ve daha az yemek yenmesine neden olmaktadır. 10 gram Spirulina sadece 36 kalori içermektedir.

KAYNAKLAR

ANNAPURNA V., 1991. B. of Spirulina Carotenes in Preschool C. National Institu of N., Hyderabad, İndia. J. Clin. Biochem N.10 145- 151 INDIA .

FOXD., 1996.  Spirulina : Pro. and Pot.. Pub. By Editions E., La Calade, R.N.7, 13090 Aix-en- Province FRANCE, 232 p.

Farklı Çichlid Türlerinin Birarada Beslenmesi

Gönderen: M.Ali Cichlidler (Çiklit) 2 Yorumlar »

    Cichlid akvaryumlarında dekor önemli yere sahiptir. Akvaryumunuzu olabildiğince kaya ile dekore etmeniz balıklarınızı mutlu etmek açısından iyi olacaktır. Kayaları yerleştirirken aynı tür kayalar yerine farklı türde kayalarla kullanmanız yerinde bir karar olacaktır ve bu kaya gruplarını bir birinden ayrı yerleştirmeniz ise balıkların bölge tutmaları açısından ideal olacaktır.Kayaların sivri ve keskin olmamalarına dikkat etmelisiniz.Ayrıca balıklarınızın saklanabilecekleri ufak tefek yerler hazırlamanız balıkların hoşuna gidecektir.
        Akvaryumun bazı bölümlerini çakıl taşlarıyla da dekore edebilirsiniz. Bu taşları dere kenarlarından toplamanız doğru bir seçim olacaktır. Bu çakıl taşlarında bulunan Kalsiyum(Ca), Karbonat ve Magnezyumlu maddeler suya bu balıkların hoşlanacakları bir sertlik oluşturacaktır.

        Bitki seçimini acı ve sert yapraklı bitkilerden yapmanız  doğru bir karar olacaktır. Bitkileri taban malzemesini derin gömmeniz bitkinin gelişimi açısından iyi olacaktır. Ayrıca bitkilerinizi derin gömmeniz ve kayalara, çakıl taşlarına sabitleyerek de bitkilerinizin sökülmesini engellemiş olacaksınız. Balıklarınızın bitkilerinizi yememeleri için 2 – 3 günde bir bitkisel yemleme yapmanız gerekmektedir. 
 

  Farklı çiklit türlerini birarada beslemek istiyorsanız öncelikle aynı su şartlarında yaşayan cichlid türlerini seçmeniz gerekiyor. Seçtiğiniz Cichlid türlerinin davranışlarını, su şartlarını ve beslenme özelliklerini bilmeniz gerekir. Bu doğrultuda seçeceğiniz türlerin bir birleri ile daha uyumlu bir şekilde geçineceklerinden emin olabilirsiniz.

        Besleyecek olduğunuz ciclidlara göre akvaryum seçiminizi iyi yapmalısınız. Örneğin büyük boy cichlidlardan beslemek istiyorsanız seçeceğiniz akvaryumun su hacmi 250– 350 litre arasında olmalıdır. Cüce Cichlid türlerinden besleyecekseniz 60 – 100 Litrelik bir akvaryum sizin için ideal olacaktır. 

        
          Balıkların boy farkları da önemlidir. Mümkünse eşit boy balıkları seçmeye dikkat etmelisiniz.Bir erkeğe iki-üç dişi çok daha uygun olacaktır. Dişi sayısının erkeklere oranla fazla olması her zaman için iyi sonuçlar vermiştir.

Sarı Prensesler , Yaşam alanları , Üremeleri

Gönderen: M.Ali Cichlidler (Çiklit) 9 Yorumlar »
Sarı Prensesler ve Yaşam alanları http://www.akvaryumcenneti.com/resim/3.jpg
Sarı Prensesler    Malawi Gölü’nün bol kayalıklı kıyı kesimlerinde yaşamaktadır.Bu yüzden akvaryumumuzun içini bol kayalarla saklanabilecekleri yerler hazırlamamız sarı prenseslerin daha rahat etmesini sağlayacaktır.Erkek sarı prensesler dişilere oranla biraz daha büyük olurlar.Erkekler genelde 12-14cm ye ulaşırken dişiler 10-12 cm arasındadır.Sarı prenseslerin boyları beslenmeye bağlı olarak artabilir yada azalabilir.Eğer dişi sarı prenses 5-6cm boyunda iken ağzına erken yavru alırsa gelişimini iyi tamamlayamayacağından boyu kısa kalabilir.
Doğal ortamlarında kayanın üstündeki yosunlarla ve bazı böceklerle beslenmektedirler.Bu yüzden sarı prensesleri sadece protein ağırlıklı yemlerle değil otçul besinlerle de beslememiz gerekmektedir.Haşlanmış havuç ve ıspanak verirseniz renkleri
nin daha güzel ve canlı olduğunu görebilirsiniz. Ayrıca ıspanak sarı prenseslerin bağırsakları içinde faydalı bir besindir. Balığın sağlıklı bir şekilde kabız olmadan dışkısını dışarıya atmasına yardımcı olur.
Sarı prenseslerde cinsiyet ayrımı oldukça zordur.Dış görünüşüne bakarak anlamaya çalışmak aldatıcı olabilmektedir. Bazı belirleyiciler olsa bile kesin bu dişidir yada erkektir diyemeyiz.Kesin cinsiyet ayrımını vent açıklığı sayesinde öğrenebiliriz.Bu vent açıklığı, dişilerde anüs açıklığından daha büyüktür.Erkeklerde ki vent açıklığı ise hemen hemen anüs açıklığı kadardır.
Sarı prensesler ortalama 8 aydan sonra ergin hale gelirler ve yavru vermeye başlarlar.Bazı nedenlerden dolayı; iyi beslenememe,ortam şartları,stres vs gibi nedenlerden dolayı bu zaman değişebilmektedir.Erişkin hale gelmiş bir sarı prensesin boyu ister 5cm isterse de 10 cm olsun yavru verebilmektedir.Dişi sarı prensesler yumurtlama öncesi karnı şişer ve yumurtlamaya hazır olduğunda tüpçük çıkartır.Bu zamandan sonra da görev erkek sarı prensese düşmektedir. Erkek sarı prenses daha önceden hazırlamış olduğu yuvaya dişiyi çekmeye çalışır.Bunun için dişiyi sürekli rahatsız ederek titremeler yaparak dişiyi yuvaya çeker.Dairesel hareketler ile dişi yumurtalarını bırakıp ağzına aldıktan sonra yumurtalar erkek tarafından dişi sarı prensesin ağzında döllenir. Çiftleşme süresi akvaryum şarlarına ve dişideki yumurta sayısına göre değişim gösterir.
Dişi sarı prenses yavrularını ortalama 20-25 gün sonra ağzından bırakacaktır.Serbest yüzer şekilde annenin ağzından çıkan sarı prenseslerin sarı renkleri ilk dünyaya geldiğinde de hakimdir.İlk başlarda anne gözetiminde olan yavrular belli bir zamandan sonra artık kendi başlarının çaresine bakmak zorundadırlar.
İlk defa cichlid besleyecek olan arkadaşlarıma ilk önereceğim Malawi türüdür.Hem bakımı hemde üremesi diğer türlere göre daha kolaydır.Eğer dişi – erkek oranını (1e/3d,5d) şeklinde ayarlayabilirseniz yavru almanız çok daha kolay olacaktır.Bu sayede yavru büyütmenin zevkini de tatmış olursunuz.Eğer erkek sayınız akvaryumda fazla olursa erkekler arasında kavgalar yaşanabilir ve güçsüz olan erkek zarar görebilir.Erkek sayısının fazla olması dişileri de olumsuz yönde etkileyecektir.Çünkü sürekli erkekler tarafından rahatsız edilecektir.Bu yüzden yavru alımı da zorlaşacaktır.Mümkün olduğunca akvaryumunuzda erkek sayısını az tutmaya çalışınız.

  

Yunus Ciklitler , Üremeleri

Gönderen: M.Ali Cichlidler (Çiklit) 42 Yorumlar »

Malawi Gölü cichlid türleri arasında diğer türlere göre daha sakin bir türdür. Kafa yapısı yunus balığına benzer.Bu yüzden yunus ismini almışlardır.Erkek yunusların boyları 17-20cm civarına ulaşırken dişiler genelde13-16cm civarına kadar ulaşabilmektedir. Erkek yunusların mavi rengi dişilerden daha parlak ve göz alıcıdır.Doğal ortamlarında kumun arasını karıştırarak beslendikleri için akvaryumumuzun taban kısmının kumluk olması yunus cichlidlerin daha rahat etmesini sağlayacaktır.
Yunuslarda cinsiyet ayrımının en belirgin özelliklerinden bir tanesi; dişi yunusun anal yüzgeci oval, erkek yunusun ki sivridir.Erkeklerin dudak ve kafa yapısı dişilere oranla daha belirgindir.Bazı yunusların kırmızı dudak yapıları ile sanki ruj sürmüş gibilerdir.Saf bir yunus cichlid ortalama 1-1,5 yaşından sonra yavru vermeye başlayacaktır.Beslenmeye veya balığın kırma olup olmamasına bağlı olarak farklılıklar gösterebilir.Dişi yunus çiftleşmeye hazır olduğu zaman erkek kur davranışları sergilemeye başlar.Dişi tüpçük çıkardığı zaman artık yumurtlamaya hazır hale gelmiş demektir.Erkek yunusun yumuşak tavırları bu dönemde agrasifleşir.Dişinin karşısında titremeler ve ilginç hareketler sergileyerek çiftleşmek istediğini belirtir.Kumun üstünde dairesel hareketler yaparak çiftleşmeyi gerçekleştirirler.Dişi titreyerek yumurtalarını döker ve hemen sonrasında arkasını dönerek yumutaları ağzına alır.Bu sırada yumurtaları ağzına alırken erkek yunus yumurtaları döller.Eğer dişi yumurtayı arkasına döndüğünde alamazsa yada ağzından kaçırırsa erkek yunus kaçan yumurtaları yiyebilir.Çiftleşme akvaryumunuzun durumuna göre (balık sayısı, balık çeşitliliği) 15dk-1saat arasında değişiklik gösterebilir.Bunun nedeni de erkek yunus yanlarına yaklaşan balıkları uzaklaştırır yada dişideki yumurta sayısına bağlı olarak değişir.Çiftleşme gerçekleştikten sonra dişi yunus 20-25 gün arasında kuluçkaya yatar.Ve bu zaman sonunda da anne yunus yavruları ağzından dışarıya doğru salmaya başlar.Tehlike anında tekrar yavruları ağzına toplamaya çalışır.Yavrular belli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra artık anne yavruları kendi haline bırakacaktır.Dişi yunusların ağzındaki yumurtalar çeşitli sebeplerden dolayı azalabilir.Yunuslar hassas balıklar olduklarından stres anında yumurtaları yutabilirler yada ilk yavruları olduğundan tecrübesizliği olabilir.Zamanla tecrübe kazanarak yumurtları ağzında tutmayı başaracaktır. Eğer yunuslardan başarılı bir üretim yapmak isterseniz tek tür beslemenizi ve akvaryumunuzun sakin bir yerde olmasını tavsiye ederim.Annenin yavrusunu kendi bırakması beklenmeden erken kusturulur ise yavrular yumurta keseleri şeklinde dünyaya gelir.Ve bu keselerden besin ihtiyacını karşılar.Zamanla bu keseler kaybolmaya başlar.Tamamen kaybolduktan sonra yemleme yapılmaya başlanmalıdır.Yunus yavruları renksiz olarak dünyaya gelir. 3-4cm civarlarına geldiğinde mavi renkleri belirginleşmeye başlar.Zamanla bu mavi renkler daha belirgin bir hal alır.Yavru yunusların cinsiyet ayrımı oldukça zordur.Renklerinin tam oturmayışı ve anal yüzgeçlerinin tam belirginleşmediğinden balıkların büyümesini beklemek gerekmektedir. Aynı batım yavrularda daha hızlı büyüyen balık genellikle erkek olmaktadır.Ama tabi ki bu balığa kesin erkek dememiz yanlış olacaktır.Yunus balıkları bence Malawi Cichlidleri arasında en sevimli olanlarıdır.İlk defa cichlid besleyecek olan arkadaşlara ilk olarak önerebileceğim türler arasındadır.Yavru alma konusunda biraz sabırlı olurlar ve dişi - erkek oranını 1’e-3 şeklinde ayarlayabilirler ise yavru almaları kaçınılmaz olacaktır. Vermiş olduğu yavru sayısı 20-45 ile bu bekleyişin karşılığını alacaklardır.

Amphiprion Clarkii , Clarks

Gönderen: M.Ali Cichlidler (Çiklit) Yorum yok »

 

Latince Adı : Amphiprion clarkii


Habitatı : Pasifik okyanusu
Beslenme Biçimi : Küçük kabuklular , diğer canlı yemler. Alg , Pul yemi 
Davranış Biçimi: Barışçıl
Kendi Türlerine Davranışı : Barışçıl dost
Işık : Normal
Tuzluluk : 1.022 - 1.024
Sıcaklık: 25 - 28 ºC
En Fazla Büyüdüğü Boy : Doğal hayatta 125 mm akvaryumda 75-78 mm.
Reef Uyumu : Uyumlu
pH : 8.1 - 8.4
Genel Yorum: Clark’s Clown çeşitli renklerde olabilir . Büyüklerde iki beyaz dikey çizgi vardır. Yavrularda 3. bir çizgi daha vardır. Anemonla ortak yaşam kurduğundan topluluk akvaryumlarına tavsiye edilir.

Clown fish türleri içersinde clarkiler sık ve yoğun yumurta vermelerine karşınyavru büyütme ve metamorfoz aşamasında cok kayıp veren su kalitesinden çok etkilenen yavru büyütmesi en zor olan türdür.Dünyada kuluçkahanelerde çatlayan larvaların metamorfozu geçip canlı kalma oranı %30 cıvarı ben şu anda %15 gibi bir oranda gidiyorum.Yavru beslenmesi eş tutma ve yumurtlama kadar zor ve meşakkatli beslemede günlere göre fito-zooplankton zenginleştirici ve uygun kuru yem kullanmak gerekli metamorfoz aşamasında gereken iz elementleri güne göre değişik dozajlarda kullanmak önemli ,ışık,kullanılan tank ,plankton verirken su kalitesini bozmamak ve bu ortamda filtrasyon yapabilmek su değişikliklerini gereken günlerde yapabilmek özellikle amphiprion clarkii türlerinin lavra yetiştirme dönemlerinde çok önemli .

Vatoz Balıkları Tükeniyor.

Gönderen: Kaptan Genel Yazılar 1 Yorum »

VatozDenizlerde besin zincirinin en üst halkası olarak gösterilen ve bilinçsiz avlanma nedeniyle nesli tükenmekte olan vatoz balıklarının yeniden kazanımı için Yumurtalık İlçesi’nde, bilimsel çalışma başlatıldı.Çukurova Üniversitesi Yumurtalık Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı ve Su Ürünleri Programı Öğretim Görevlisi Mustafa Çekiç, yaptığı açıklamada, Harran Üniversitesi Ata Su Araştırma Enstitüsü Müdürü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nuri Başusta Başkanlığı’ndaki bir ekibin vatoz balıkları araştırmasını başlattıklarını bildirdi.

Çekiç, denizlerde besin zincirinin üst halkasını oluşturan kıkırdaklı balıklardan vatozların, sayısal ve türsel olarak hızla azaldığını, bunda da bilinçsiz avlanmanın en önemli etkeni oluşturduğunu belirtti.

Yumurtalık ve Hatay’ın İskenderun Körfezi’ni kapsayacak araştırmada, trol tekneleriyle bol miktarda avlanan ”kemane” türü vatozların yaş, büyüme, üreme ve beslenmesiyle ilgili bilgilerin toplanacağını vurgulayan Çekiç, bu bilgilerin alınacak önlemlere yön vereceğini kaydetti.

Araştırma sonucunda eti sevilen ve yoğun bir biçimde tüketilen kemane vatozlarının avlanma düzeyleri hakkında da bilgiler elde edileceğini vurgulayan Çekiç, şunları söyledi:

”Doğu Akdeniz’de çok az bilinen bu balıklarla ilgili olarak elde edilecek bulgular, 15-18 Ekim 2005′de İstanbul’da Türk Deniz Araştırma Vakfı (TÜDAV) tarafından düzenlenecek sempozyumda geniş olarak ele alınacak.

Sarı Prenses

Gönderen: Kaptan Cichlidler (Çiklit) Yorum yok »

Latince Adı : Labidochromis caerulus
Anavatanı : Malawi Gölü’nün bol kayalık kesimleri. 
Davranış türü : Barışçıl.
Kendi Türlerine karşı Davranışı : Barışçıl
Yüzme Seviyesi : Orta - Dip
Sıcaklık : 25°-26°C
pH : 7.7- 8.5 
Minimum Akvaryum Hacmi: 120 lt
Su Sertliği : Sert
Cinsiyet Ayrımı : Genelde erkeklerin dorsal, pelvic ve anal yüzgeçlerinde geniş siyah bir hattın olması erkek balığı nitelesede kesin ayrım için anüs ve ventral açıklığa bakılır. Anüs ve ventral açıklık aynı boyda ise erkektir. Eğer ventral açıklık anüsten daha büyük ise de dişidir.
Üreme Türü: Dişiler yaklaşık 20 gün ağızda kuluçka yaparlar. Erkek dişi oranının 1/5 olması önerilir.

Sarı Prenses Ülkemizde de çok sevilen Sarı Prenses, küçük boyda kalan barışı sayılabilecek Malawi çiklitlerinden biridir. Doğada daha çok 10-40 metre arası derinliklerde kayalık kıyılarda yaşarlar. Temel besinleri kayaların üstünü kaplayan yosun tabakasıdır. Çoğunluğu yosunlarda oluşan bu kaya tabakalarının içindeki küçük kabuklular, su böcekleri ve planktonlar da beslenmelerine katkıda bulunur. Dişiler kuluçka suresince yumurtalarını ağızlarında saklarlar. Akvaryumlarda diğer Labidochromis türleri ile beraber bakılabilirler. Akvaryumları bol saklanma yeri ve optik bölge sınırları oluşturacak şekilde kayalarla dekore edilmelidir. Bir erkek, yaklaşık 40-50 cm çapındaki bir bölgeye sahip çıkar. Her erkeğe en azından dişi düşmesi şartıyla, çok geniş ve kalabalık akvaryumlarda birden fazla erkek de barındırılabilir. Erkekler dişilerden büyüktür. Erkeklerin boyu 8 cm. olabilir ama dişiler genellikle 7 cm. ‘den yukarı boy alamazlar. En az 100 litrelik bir akvaryum gerektirir. pH 7 olmalıdır. Sıcaklık ise ortalama 25C olmalıdır.

Mavi Prenses

Gönderen: Kaptan Cichlidler (Çiklit) 1 Yorum »

Latince Adı : Pseudotropheus socolofi
Anavatanı : Malawi Gölü’nün kayalık kesimleri. 
Beslenme biçimi : Otçul
Davranış Biçimi: Orta Derecede Agresif.
Yüzme Seviyesi : Orta - Dip
Sıcaklık : 25°-26°C
pH : 7.7- 8.5 
Minimum Akvaryum Hacmi: 150 lt
Su Sertliği : Sert

Mavi Prenses Piyasada pek bulunmayan bir balıktır. Özellikle Sarı Prenses’e alışmış kişilere oldukça ilginç gelmektedir. Aynı alt grupta olmasına rağmen (Mbuna), aynı cins değildir. Mavi Prensesler tamamen otçuldur ve Sarı Prenseslere göre daha agresiflerdir.

Malagit Yeşili

Gönderen: M. Ali Genel Yazılar Yorum yok »

Cholorid ve oxalate halinde pazarlanır. Oxalate olarak pazarlananlarıysa balıklar için daha zehirli fakat parazitlerle mücadele için daha etkilidir. Önerilen doz ise 0.03 mg / litredir. Standart olarak 1.5 gr. Malagit yeşili 1 litre suda eritilir. Bu eriyikten 2-6 ml/100 litre suya uygulanır. 2-6 ppm dozlu eriyikte balıklar 30 dakika banyo yapılırsa dış pazazit ve mantarlara karşı etkili mücadele yapılmış olur.

Metilen Mavisi

Gönderen: Kaptan Hastalıklar Ve İlaçlar Yorum yok »

Özellikle mantar ve parazitlere karşı etkili bir kimyasal maddedir. Akvaryumculukta en çok kullanılan maddelerdendir. Uzun süreli tedaviler için %5′lik eriyinden 5 litre suya 3 damla hesabıyla kullanılabilinir.

Potasyum Permanganate (Potasyum Permanganat)

Gönderen: Kaptan Hastalıklar Ve İlaçlar 1 Yorum »

10 litre Su için 0.1 Gram oranında kullanılır. Bu yoğunlukta balıkların 10 ila 30 dakika arası banyo yapmaları sağlanır. Bazıları Potasyum Permanganat’a karşı hassastırlar. Bu nedenle uygulama esnasında dikkatlice izlenir ve bir aksilik görülürse banyo durdurulur ve balık normal akvaryuma geri konulur. Larnea hastalığında %0.1 eriyiği ile lokal (balığın üzerindeki belli bir bölge) tedavi yapılır.