Japon Balıkları, Beslenmesi

Gönderen: M. Ali Balıklar 3 Yorumlar »

Japon balıkları genellikle karbonhidrata ve  çabuk sindirilebilir gıdalara ihtiyaç duyarlar.bundan dolayı diğer balıklardan daha fazla zamanlarını besin arayarak geçirirler. Buda onların sürekli olarak hareket halinde olmalarına neden olur. Midenin bu yapısı nedeniyle japon balıkları yüksek enerji değerine sahip gıdaları ön plana çıkarıyor.
Fazla protein vücutta yağa dönüşerek balıkta yağlanmaya neden olur. Her ne kadar dışardan bakıldığında balık büyüyor gibi görünsede aslında balık gün geçtikçe yağ deposuna dönüşüyor ve ölüme yaklaşıyordur.
bu yüzden japon balıklarına düşük proteinli ve yüksek karbonhidratlı yemler vermek gerekiyor. . Japon balıkları için üretilmiş yüksek karbonhidratlı yemler dışında, spiriluna içerikli yemler, ve su piresi, gammarus gibi canlı yemlerden oluşan geniş bir menüde beslemek gerekmektedir. Canlıyem ile beslemeyi haftada 2 den fazla yapmak iyi değildir. Ayrıca haftada veya 15 günde bir balıkları 1 günlüğüne aç bırakmak sindirimleri için faydalı olacaktır.
 Japon balıkları serin su balıkları olduğundan bir çok kişi akvaryumlarına ısıtıcı takmazlar. Bu nedenle yılın değişik dönemlerinde su sıcaklıkları farklılık gösterir. Su ısısı düştükçe japon balıklarının yem ihtiyacı azalacağından bu dönemlerde az yemleme  yapmak gerekmektedir. Yine aynı şekilde su ısısı yükseldiğinda balıkların metabolizmaları hızlanacağı ve yem ihtiyaçları artacağından dolayı yemlemeyi arttırmak gerekecektir. Bu da bir çok akvaryumsever için ayarlanması zor bir dengedir. Bu nedenle akvaryum ısısı bir ısıtıcı yardımıyla 21-24 derece aralarında bir değerde sabitlenmelidir.  Böylece sıcaklık farklarından oluşacak beslenme sorunları ortadan kalkacaktır.
Eğer balık yüksek karbonhidratlı besinlerle beslenmezse bir çok vücut fonksiyonu bozulmaya başlar. Öncelikle aşırı yapılanma balığın karaciğerini zorlar. Bu balığı halsizleştirir. Ayrıca beslenme bozuklukları balığın renginde değişikliklere de neden olmaktadır. Balığın rengide solma, parlaklığın gitmesi, balığın üzerinde beyaz veya siyah lekeler oluşması gibi renk bozuklukları genellikle beslenme sorunlarından kaynaklanmaktadır. Tabi bu renk bozulmaları başlı başına beslenme bozukluğuna işaret etmez. Özellikle siyah veya beyaz lekelenmeler güneş ışığı görmeyen akvaryumlardaki balıklarda da görülebilir. Bu noktada balığın davranışlarına bakmakta fayda vardır. Davranışlarında bir halsizlik, rahatsızlık veya yavaşlama gözleniyorsa öncelikle yemleme düzenine ve yem içeriğine bakmak vedikkat etmek gerekir.
Beslenmeden kaynaklanan en büyük sorunların balık vücudunun içinde oluştuğu düşünüldüğünde bunların ne kadar zor farkedileceği ve bazende farkedilemeyeceği ortaya çıkar. Bu nedenledir ki balıklar için yem alırken öncelikli olarak yem içeriğine göz atmak çok önemlidir. Japon balıklarının üzerinde çıkan siyah noktalar balığın ölümüne neden olabilir, bu noktalar yukarıda da ifade edildiği gibi genellikle protein ağırlıklı beslemeden kaynaklanır.

Lepistes

Gönderen: M. Ali Canli Doğuranlar 2 Yorumlar »

Lepistes Üzerine

 Akvaryumun hazırlanışı;
Lepistes gibi canlı doğuran cinslerinin en az 40-50 lt lik akvaryumlarda bakılması önerilir. Lepistesler de grup balığıdır. En az 4 lü gruplar halinde bakılmalıdır. Bu gruplar 1erkeğe 3 dişi oranında tutulmalıdır. Benim tavsiyem akvaryumunuz da mümkün oldunca az grup bulundurmanızdır. Kolay üreyebilen balıklar olduğu için ileride bir çok sıkıntıya katlanmaktan kurtulursunuz. Akvaryumunuzun yetersiz gelmesi gibi…
Canlı doğuran akvaryumu demek bitki akvaryumu demektir. Neredeyse canlı bitkilere en çok ihtiyacı olan balıklardır. Akvaryumunuzda bitkiniz nekadar çoksa erişkin balıkların gelişimi ve üremesi, yavru balıkların hayatta kalması ve büyüme hızı o denli artacaktır.
Kurulan akvaryumlarda haftada en az 1 kez %20 ila 30 arasına su değişimi yapmak hem balıklar hem bitkiler açısından önemlidir.  BESLENMEYavru lepisteslerde kuyruk renklenmedi ise her balığa bir pirinç tanesinin yarısı kadar eğer kuyruk çıkmış ise her balığa bir pirinç tanesi kadar yem vermek yavrular açısından iyi olacaktır. Yemleri ufalamanız onların daha çabuk tüketmesini ve yere inmeden bitirmesini sağlar. Lepistesler yere düşen yeme pek rağbet göstermezler. Bu nedenle günde 2 veya 3 kere ama azar azar yemleyiniz.
Arada bulabiliyorsanız kan kurdu ve daireler şeklinde doğranmış salatalık veriniz. Aşırı çok seviyorlar ve eğlenceli bir tüketim yapıyorlar.Lepisteslere günde 3 öğün az az yem verebilirsiniz.Tabi günde 3 öğün hep aynı yemi vermek olmaz her öğünde farklı yemler vermelisiniz ki lepistesler sağlıklı ve güzel renkli olsunlar.

Melek Balığı, Pterophyllum Scalare

Gönderen: M. Ali Balıklar Yorum yok »

                      melek 

Pterophyllum Scalare  (Melek Balığı) Melek balığının Pterophyllum Scalare, P. Altum, P. Dumerillii, P. Emekei” olmak üzere 4 türü bilinmektedir.Melek balıkları tatlı su akvaryumlarında en popüler türlerden biridir. P.Altum akvaryumda üremesi ve bulunması oldukça zor olduğundan pahalı bir türdür. P.Altum‘un  vücut yapısı diğer türlere oranla daha yüksektir ve tek renk halinde bulunurlar (vücut üzerinde kalın 2 çizgi, göz üzerinde 1 çizgi bulunur).P.Dumerillii ise daha oval bir vücut yapısına sahip olmak ile beraber burun ve ağız kısmı diğer türlere göre dışarı doğru çıkıktır.Bu özellikleri sayesinde “uzun burunlu melek” diye anılırlar. P.emekei ise P.scalare‘den ayırt edilmesi daha zor olsa da yüzgeç yapıları daha oval ve lateral çizgileri daha aşağıdadır.P.scalare‘nin çok çeşitli renk varyasyonları vardır ve bence bu kadar popüler olmalarının nedenlerinden biri de budur.Bembeyaz olanından tutun simsiyah olanına 3 renklisi hatta mavi-yeşil olanları bile vardır.Ve her renkteki balık birbiriyle eşleşebilme özelleğinden dolayı renk varyasyonlarının sonu yok gibidir. En bilinen renkler ise : Marble  (parçalı siyah), Gold     (beyaz, kafa bölümünde sarı renklenme), Silver    (doğada bulunan,vücudunda 2 çizgi olan tür), Black     (tümüyle siyah), Tri-color(kafa kırmızıya yakın turuncu,gövde beyaz zemin üzerine parçalı siyah) Zebra    (gövdede 4 çizgi silver ile benzer)  Ayrıca yüzgeç yapısı olarak da bazı farklılıklar mevcuttur. Standart kanatlı olanların kanatları daha kısa ve uçları küt şekilde gelir. Tül kuyrukluların ise kuyrukları ve kanatları çok uzundur. Bazı türler ise tül kanat ve standart kanatlıların çiftleşmesi sonucu oluşmuştur. Bunlarda kuyruk normal kalırken kanatlar tül kuyruk gibi salkım saçak değil ama yüksek ve düzgündür. Doğal ortamı: Amazon orijinli çiklitlerdir. Boyutları: Tül kuyrukluların burundan kuyruk sonuna boyları 20 cm‘i, yükseklikleri 30 cm‘i bulabilir.Cinsiyet: Bu balıklarda cinsiyet ayrımı üreme zamanı dışında oldukça zordur.Ama ergenliğe girmiş erkeklerin (7-8 aylık olanlar) bazen kafalarının üst kısmında bir şişlik bulunur ancak bu sadece baskın erkeklerde görülür bu yüzden kesin bir ayırma metodu değildir. En güvenilir metod, üreme döneminde bulunan bir çiftin üreme tüplerini kontrol etmektir.Dişinin üreme tüpü erkeğinkinden 2 kat uzun ve kalındır. Toplumsal davranış:Küçük boylardan itibaren diğer tropikal balıklar ile aynı tanka konulurlar ise çok kolay uyum sağlarlar.Aksi takdirde ergenliğe ulaşmış veya büyük melekler kendilerine eş seçerek belli bir bölgeyi sahiplenme eğilimindedirler Ve bu bölgeye diğer balıkları asla yaklaştırmazlar.Eğer bu balığı zevkine doyarak beslemek istiyorsanız 8-10 adetlik bir grup satın alarak 250-300 litrelik bir akvaryuma koymalısınız. Melek balıkları kendi eşlerini seçerler ve uzun süre beraber dolaşırlar.Zaten eş olan hayvanlar diğerlerinden ayrı bir bölgeyi sahiplenip bu bölgeyi korurlar.Bazen ufak tefek agresiflik belirtileri gösterseler de bu kavgalar çok nadiren ölüm ile sonuçlanır. Eğer akvaryumda birden fazla eş tutmuş çift varsa bu ailelerin erkekleri şiddetli kavgalara tutuşurlar ve bunlar genelde yüzgeç yırtılması ile sonuçlanır. Önerilen su şartları:Bulundukları akvaryumların su şartları 6,5 - 7 ph, 5-8 KH ve 26-28 °C sıcaklık olmalıdır.Daha yüksek ph ve sertlik değerlerini de tolore edebilirler ancak balığınızın daha sağlıklı,daha yüksek kanatlı ve daha uzun ömürlü olmasını istiyorsanız bu şartları sağlamalısınız. Beslenme:Melek balıkları etobur amazon balıklarıdır.Bu yüzden diyetlerinde et veya protein önemli bir bölümü oluşturmalıdır.Ancak unutulmamalıdır ki doğada yedikleri küçük balıklar,kabuklular,böcekler vs… otobur bir diyete sahiptir bu yüzden melek balıklarına haftada bir veya iki kere bitkisel yem vermelisiniz. Piyasada bulunan kaliteli yemler vardır, bunlar çeşitli firmalarının etçil cichlid’ler için ürettikleri yemlerdir ve yüksek oranda %40-50 protein içerirler.Ama daha öncede bahsettiğim gibi bitkisel yemler asla unutulmamalıdır aksi takdirde bağırsak problemleri yaşayan balığınızı kaybedersiniz. Ayrıca evde de kendi yeminizi yapabilir ve bunu buzlukta alüminyum folyo içerisinde saklayabilirsiniz.Kullanacağınız malzemeler ise çok iyi temizlenmiş,yağlarından ve sinirlerinden arındırılmış dana kalbi,karides,sarımsak(az miktarda),zeytin yağı (az miktarda),multi-vitamin hapları(one a day),ıspanak,pul biber,çok az tuz,balık eti (az miktarda).Bu malzemeyi mutfak robotunda hepsini karıştırarak iyice ufalayıp plaka haline getirin ve sonra buzlukta saklayın.Balıklarınıza kırıp kırıp buzluktan çıkardığınız gibi verebilirsiniz. Balıklara azar azar çok öğün şeklinde yem verilmelidir.Sabah akvaryumun ışıkları açıldıktan en az 15 dk. sonra ilk yem verilmelidir ve günde 3-4 olmadı en az 2 kere yemlenmelidirler. Üreme:melekMelek balıklarını üretmek hemen hemen her akvaryum severin hayalidir ve genelde bu hayal gerçekleşir.Üremesi problemli bir balık değildir.Halledilmesi gereken 3 sorun vardır. Bunlar: 1-) Eş tutmuş balıkları bulmak 2-) Onlara üremeleri için ayrı akvaryum tahsis etmek 3-) Gerekli su şartlarını temin etmek (ph<7, kh<6)  Melek balıkları 2 şekilde üretilirler bunlar doğal ve yapay üretimdir.Doğal üretimde balıklar kendi yavrularının yumurtadan çıkmasına yardımcı olur, korur ve büyütürler.Yapay üretimde ise anne ve baba yumurtladıktan sonra üreme akvaryumundan ayrılıp ana akvaryuma konulurlar.doğal üretimin faydası, yumurtadan çıkan yavruların ileride kendi yavrularını büyütme içgüdüsünü kaybetmemesini sağlamasıdır.Yapay üretim ile dünyaya gelmiş yavrular ise bu içgüdüyü kaybedebilirler. Eş tutmuş melekler daha önce belirttiğim gibi ayrı bir alanı sahiplenirler ve diğerlerine karşı agresif davranırlar ayrıca üreme tüpleri belirgin şekilde görünür.Bu şekilde bir çift gördüğünüzde onları ayrı bir akvaryuma (50-60 litrelik) almalısınız aksi halde yavrular çıksa bile diğerlerine yem olacaklardır. Üreme akvaryumunda kum,bitki,taş,ağaç kökü ve benzeri malzemeler olmamalıdır. Isıtıcı, hava motoru ile çalışan sünger filtre,aydınlatma ve yumurtlamanın yapılacağı geniş, yüksek ve dik durabilecek herhangi bir malzeme (seramik fayans,düz tabak şeklinde bir taş,pvc boru vs). Suyun kimyasal özellikleri asidik ve yumuşak olmalıdır.Eğer suyunuzun ph ve sertlik değerleri yüksek ise ya içme suyu ya da reçineden geçirilip dinlendirilmiş ve musluk suyu ile aşılanmış su en iyisi reverse osmosis filtrasyonu kullanılmış su kullanmanız şarttır. Ayrıca su kesinlikle tertemiz,pisliklerden arındırılmış olmalıdır.Balıklar canlı yem ile beslenmeli ve ısı biraz yüksek (29-30 C) olmalıdır. Üreme tankına aldığınız balıklar eğer yumurtlama sitesini (pvc boru) temizlemeye başlamışlar ise temizlemeden kastım  boruya sert ısırıklar konduruyorlarsa yumurtlama 2-3 gün içerisinde başlayacaktır. Zaten dişinin üreme tüpü oldukça belirgindir bu dönemde. Temizlik işlemleri son gün oldukça sık yapılır ve balıklar karınlarını boruya sürterek yumurtlama provası yaparlar.Bu hareketler yumurtlamanın birkaç saat içerisinde başlayacak olduğunu gösterir.Bu dönemde tetikte olmalısınız.Balıklar karınlarını boruya sürtmeye başladıklarında akvaryumdaki tüm akıntıları kesmelisiniz (hava motoru veya filtre) çünkü sudaki akıntı erkeğin spermlerinin yumurtaya tutunamadan dağılmasına neden olur.Yumurtlama bittikten 30 dk sonra havalandırmayı tekrar açabilirsiniz. Yumurtlama işlemi bittikten sonra balıkları (ana-babayı) ayırmanız daha iyi sonuç verir çünkü yumurtaların yenme ihtimali olmaz ayrıca suda herhangi bir dışkı olmayacağı için su değişimi yapmanıza gerek kalmayacaktır.Ancak elinizde sürekli nitelikli su var ise ve balıklarınız yumurtalarına iyi bakıyorlarsa balıkları ayırmanıza gerek yoktur.  Eğer döllenmeyen yumurta varsa bunlar 12-20 saat içerisinde bozulup bembeyaz olacaktır. Döllenenleri ise mantar tehlikesi ve yanlış su koşulları gibi tehlikeler bekler. Suya 5 damla metilen mavisi damlatmanız ve  ısıyı 26-27 derecede sabitlemeniz mantar tehlikesini azaltır.Ancak sert suyu yumurtlama olduktan sonra değiştirmeniz çok fayda sağlamayacaktır.  Döllenen yumurtaların gözleri 48-50 saat içerisinde belli olur,60 saat içerisinde ise kuyrukları çıkar ve hareketlenirler. 5. günün akşamı artemia yumurtalarını suya koymalısınız.Yavrular 6-7 gün içerisinde serbest yüzmeye başlarlar bu esnada ana-babayı ayrı akvaryuma almalısınız ve artemia ile serbest yüzmeye başlayan yavruları beslemelisiniz.Günde 4 kere artemia ile beslenen yavrular oldukça sağlıklı gelişir ancak en önemli sorun nitrat problemidir. Bu yüzden her gün en az %30 su değişimi yapmalısınız ve bu su kesinlikle klorsuz, 26-28 C sıcaklığında ve ph 7 civarında olmalıdır.Suyun sertliği yüzen yavru için çok önemli değildir hatta iskelet gelişimi için faydalıdır ama sertlik derecesi 15′ten yüksek değerlerdeki sulardan kaçının.  Yavrular 1 ay boyunca artemia ile beslenmeli daha sonra kaliteli pul yemlere geçilmelidir. Yavru akvaryumlarında motorlu filtreler kullanmayın, kullanırsanız da emiş borusuna büyük bir sünger koyun böylece yavruların filtre tarafından emilmesini engellemiş olursunuz. Ayrıca 2 litreye bir balık ölçüsünden daha kalabalık yapmayın hatta yavrular 2 aylık olunca 4 litreye bir balık ölçüsüne geçmeniz daha sağlıklı balıklar yetiştirmenizi sağlar. -Lateral çizgi : Her balıkta bulunan vücudun iki yanında da bulunan dikişi andıran çizgi.Balıklarda dengeli hareketi sağlar (insanlardaki orta kulak gibi) -Artemia : Balık yavrularını beslemede kullanılan bir çeşit kabuklu canlı.Yumurtaları kapalı kaplarda akvaryumcularda satılır.Bu yumurtalar tuzlu suya (1 litreye 2 çorba kaşığı tuz) atılıp 26-30 derecede,bol havalandırma verilerek 30-36 saat içerisinde canlanır ve yavrulara yedirilir.  

Japon Balığı, Cyprinus Auratus

Gönderen: M. Ali Balıklar 3 Yorumlar »

japon balığıJAPON BALIKLARI
Yuvarlak vücutlu süslü görünüşlü japon balıkları düz gövdelilere göre daha kısa boylu olurlar. Ama 15-20 cm uzunluğa ulaştıklarında yaklaşık 1kg ağırlığa ulaşırlar. Bunların yanında aslanbaşlar ve ranchular gibi bu süslü türler çok kötü yüzücüdür. Onun için suyu temiz ve çok kalabalık olmayan akvaryumlarda daha rahat ederler. Yaklaşık 100-120 cm lik bir akvaryum 4 tane orta büyüklükte japon balığı için ideal bir ölçüdür. Böyle rahat bir ortamda çok daha kolay maksimum büyüklüklerine ulaşırlar.
Japon balıkları sürekli kumu karıştırarak yiyecek araştırma alışkanlığındadırlar. Japon balığı akvaryumundaki kum balıkların boğazına takılmayacak kadar küçük ve ağızlarını yaralamaması için yuvarlak köşeli olmalıdır. Aksi olursa balıklarınızda şoka neden olacaktır. Canlı bitkiler japon balığı akvaryumlarında fazla yaşamayacaktır. Sürekli kumu karıştırdıklarından köklerin uzayamaması bir yana aynı zamanda bitkileri de yerler. Bunun yerine akvaryumunuza renk katmak için oldukça gerçeğe yakın görünen çok çeşitli plastik bitkilerden kullanabilirsiniz. Yuvarlak köşeli kayalar da iyi bir dekorasyon malzemesi olabilir. Japon balıklarının manevra yetenekleri zayıf olduğu için keskin yüzeyli cisimlere çarparak alacakları yaralar daha sonra ciddi enfeksiyonlara neden olabilir.
Japon balıkları iyi havalandırılıp filtre edilirse sert ya da yumuşak suya kolaylıkla uyum gösterir. Sert su daha dengeli ve pH değişikliklerine fazla meyili olmadığı için daha uygundur. Japon balıklarının yüzgeç ve kuyrukları amonyaktan zarar görür . Bunun için iyi bir filtre sistemi ve haftalık kısmi su değişiklikleri yapılması çok iyi olur. Japon balıkları çok oburdur ve bununla bağlı olarak çok dışkı bırakırlar. En uygun filtre sistemi dış filtre olup su da fazla akıntı yaratmayacak şekilde ayarlanmalıdır. Japon balıkları soğuk su balıklarıdır ve oda sıcaklığındaki suda (21derece) çok iyi barınırlar. Su sıcaklığını gece gündüz eşit tutmak ve kışın da uygun sıcaklıkta tutmak için bir ısıtıcı kullanılması uygun olacaktır.

 Vücutlarının yapısı dolayısıyla çok sık hazımsızlık ve kabızlık sorunu yaşarlar. Bu durumda ısının bir iki derece artırılması kabızlık sorununu ortadan kaldıracaktır. Canlı bitkiler olmayacağı için balıkların renklerini en iyi gösterecek ışıklandırma kullanılmalıdır.BESLENMEKısa, şişman ve yuvarlak vücut yapıları nedeniyle Japon balıkları yüzme kabiliyetlerini bozan kabızlık ve iç organlarında enfeksiyon problemleri yaşar. Yeşillik içeren yada canlı veya dondurulmuş besinler hazmı kolaylaştırarak bu sorunları en aza indirecektir. Japon balıkları pul yem de dahil olmak üzere her türlü yemi kolaylıkla kabul eder. Bu yemlerinde hazmı kolay olmasına rağmen arada yeşillik mutlaka verilmelidir. Japon balıklarının ölüm nedenlerinin en büyüğü fazla yemlemedir. Günde iki kere en fazla beş dakikada tüketecekleri kadar yem vermek onların tüm ihtiyacını karşılayacaktır. Doğaları gereği sürekli kumu karıştırmaları ya da ağızlarını fazlaca açmaları bir çok amatör akvaryumcu tarafından açlık olarak değerlendirilip sürekli yem verilmesi ile aşırı beslenme sonucu ölümlerle çok sık karşılaşılmaktadır.
Garip ve kaba görünüşlü ve değişik yüzme şekli olan Japon balıkları gözalıcı parlak ve çeşitli renkleriyle akvaryumların en dikkat çekici balıklarıdır.

japonÜREME

Gerekli şartlar ve damızlıklar sağlanırsa akvaryumda üretilmesi mümkündür. Yumurta dökerek ürerler. Yumurtlamaya hazır olan dişinin karnı şişer, erkeğin solungaç kapaklarında noktalar çıkar ve sürekli dişiyi anüs bölgesine vurarak kovalar. Yumurta döken dişinin ardından erkek spermlerini boşaltır. Balıklar izlenmeli ve yumurtlama bittikten sonra eşler hemen başka akvaryuma alınmalıdır. Tankın dibine misket döşemek yumurtlamadan sonra çiftlerin kendi yumartalarını yememesi için uygulanan bir yöntemdir. Yumurtaların olduğu tanka uygun miktarda metilen mavisi eklenerek, havalandırma sürekli çalıştırılmalı yumurtaların mantarlaşmasına izin verilmemelidir. Çok küçük boyutlarda yumurtadan çıkan yavru balıkları büyütmek özen ve tecrübe ister.

Farklı Çichlid Türlerinin Birarada Beslenmesi

Gönderen: M.Ali Cichlidler (Çiklit) 2 Yorumlar »

    Cichlid akvaryumlarında dekor önemli yere sahiptir. Akvaryumunuzu olabildiğince kaya ile dekore etmeniz balıklarınızı mutlu etmek açısından iyi olacaktır. Kayaları yerleştirirken aynı tür kayalar yerine farklı türde kayalarla kullanmanız yerinde bir karar olacaktır ve bu kaya gruplarını bir birinden ayrı yerleştirmeniz ise balıkların bölge tutmaları açısından ideal olacaktır.Kayaların sivri ve keskin olmamalarına dikkat etmelisiniz.Ayrıca balıklarınızın saklanabilecekleri ufak tefek yerler hazırlamanız balıkların hoşuna gidecektir.
        Akvaryumun bazı bölümlerini çakıl taşlarıyla da dekore edebilirsiniz. Bu taşları dere kenarlarından toplamanız doğru bir seçim olacaktır. Bu çakıl taşlarında bulunan Kalsiyum(Ca), Karbonat ve Magnezyumlu maddeler suya bu balıkların hoşlanacakları bir sertlik oluşturacaktır.

        Bitki seçimini acı ve sert yapraklı bitkilerden yapmanız  doğru bir karar olacaktır. Bitkileri taban malzemesini derin gömmeniz bitkinin gelişimi açısından iyi olacaktır. Ayrıca bitkilerinizi derin gömmeniz ve kayalara, çakıl taşlarına sabitleyerek de bitkilerinizin sökülmesini engellemiş olacaksınız. Balıklarınızın bitkilerinizi yememeleri için 2 – 3 günde bir bitkisel yemleme yapmanız gerekmektedir. 
 

  Farklı çiklit türlerini birarada beslemek istiyorsanız öncelikle aynı su şartlarında yaşayan cichlid türlerini seçmeniz gerekiyor. Seçtiğiniz Cichlid türlerinin davranışlarını, su şartlarını ve beslenme özelliklerini bilmeniz gerekir. Bu doğrultuda seçeceğiniz türlerin bir birleri ile daha uyumlu bir şekilde geçineceklerinden emin olabilirsiniz.

        Besleyecek olduğunuz ciclidlara göre akvaryum seçiminizi iyi yapmalısınız. Örneğin büyük boy cichlidlardan beslemek istiyorsanız seçeceğiniz akvaryumun su hacmi 250– 350 litre arasında olmalıdır. Cüce Cichlid türlerinden besleyecekseniz 60 – 100 Litrelik bir akvaryum sizin için ideal olacaktır. 

        
          Balıkların boy farkları da önemlidir. Mümkünse eşit boy balıkları seçmeye dikkat etmelisiniz.Bir erkeğe iki-üç dişi çok daha uygun olacaktır. Dişi sayısının erkeklere oranla fazla olması her zaman için iyi sonuçlar vermiştir.